İsrail devleti, Yahudilerin yaşadığı büyük felaketin ardından korsan bir biçimde Filistin topraklarında kurulduğu günden beri faşist ideolojisiyle tüm Ortadoğu halklarına kan kusturuyor. Hitler'in zulmüden en çok çekenlerden olan Yahudiler, bu zulümleri unutmuşçasına davranıyor ve siyonist devletleriyle dünyada anti semitizmin yükselmesine neden oluyor. Bugüne kadar yalnızca Filistin halkına karşı işledikleri insanlık suçlarını saymak bile sayfalar dolusu yazıya neden olur.
Dün sivil gemilere gerçekleştirilen saldırı da bu halkaya bir yenisini ekledi. Bu katliam üzerinden tüm dünyada tepkiler yükseliyor. Ancak özellikle Türkiye'de görülen bir gerçek var, o da bu tepkilerin Hitler'in haklı olduğunu iddia edecek kadar insanlık dışı boyutlara varmış olduğu. Din kardeşliği üzerinden İsrail düşmanlığı yaratan İslamcı kitleler, alenen faşizmi yükseltiyorlar. İş, Yahudilerin iğrenç insanlar olduğunu iddia etmeye kadar varıyor. Memleketin İslamcısı-faşisti, elbirliğiyle yeni bir 6-7 Eylül provası yaparcasına sokaklarda bayrak yakıp, taşlayacak Yahudi evi arıyor. Deniz Gezmiş ve arkadaşları Filistin kamplarında eğitim alırken öldürecek devrimci arayan, CIA-MOSSAD eliyle büyütülen-kollanan Abdurrahman Dilipak ve türevi adamlar, bugün çıkıp timsah gözyaşlarıyla Filistin için ağlama yüssüzlüğünü bile gösteriyor.
Bu noktada çok dikkatli olmak gerekir. Unutulmamalıdır ki, katil olan halklar değil devletlerdir. Ve her devlet, en az İsrail kadar katildir. Siyonist İsrail devletinin yıkılmasını ve Ortadoğu halklarının laik-demokratik-ırkçı olmayan bir Filistin devletinde yaşamasını isterken; İslamcılar ve faşistler gibi anti semitizm rüzgarına kapılmamak ve uyanık olmak gerekir. Bizler, halkların değil devletlerin düşmanıyız. Ve insanlığın yanında yer alan her dinden, dilden, ırktan, cinsiyetten, yaştan insanı da faşizme karşı mücadeleye çağırıyoruz.
Tanklara karşı taş, özgür Filistin kazanacak...